Randevu İçin: 0534-729-02-26

Yoğun kaygılarla yaşamak kaderiniz değildir!

Günümüzde insanların bir çoğu yaşadıkları yoğun kaygılarla baş etmeye çalışarak hayatlarını sürdürüyorlar. Birçoğunun aklında bir yandan yapması gerekenler dönüp dururken diğer bir yandan yaşanılan yoğun kaygı duygusunun hissettirdiği ve yaşattığı olumsuzlukları telafi etme amacıyla kaçma, kaçınma davranışları ortaya çıkar. Bedenimiz bu duruma alarm verir ve çoğu zaman yoğun kaygıya bağlı olarak midede yanma, nefeste daralma, halsizlik vb. duyumlar ortaya çıkar. Peki hergün arka arkaya tam da bu bahsettiklerimizi yaşamak size de hapsolmuş gibi hissettirmiyor mu? ‘Hayatım hep böyle mi devam edecek?’ ‘Yoğun kaygılarımdan kurtulamayacak mıyım?’ gibi sorular zihninizde beliriyor mu? Genel olarak kaygı yaşayan bireylerin tümünde arka arkaya her gün aynı soru işaretleri ve düşünceler ortaya çıkar. Kişiler o kadar yoğun kaygı hissederler ki hem yaşadıkları anın farkındalığını kaybederler hem de yapacaklarına odaklamakta güçlük çekerler ve düşünceler kısır bir döngü içerisine girerler. Böylece yaşanılan kaygı bir sonraki güne daha yoğun bir şekilde bırakılır ve geçip giden zamanla birlikte kişi daha fazla çaresizlik hisseder. Gerekli oranlı kaygı harekete geçmemizi ve hayatımızda kazanımlar elde etmemizi sağlar. Fakat orantısız bir şekilde bu duyguyu yaşamak hayatımızda düzelmesi gereken bir mekanizmanın olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyar.

Yoğun kaygıyla yaşamak kaderiniz değildir. Bu duyguya karşı yanlış stratejilerle başa çıkmaya çalışmak ve devamında yaşadığınız başarısızlık durumu size  bunun kaderiniz olduğunu düşündürmeye başlar. Tam bu noktada problemli olan şey kişiler ya da yaşadıkları duygular değildir. Problemli olan, duygunun orantısı ve kişilerin bu durumla başa çıkma yöntemleridir.Doğru başa çıkma stratejileri her zaman bize doğru sonuçları getirecektir.Başka bir deyişle doğru sonuçlar için doğru süreçler gerekir. Siz de bu tarz durumlar yaşıyorsanız ilk adım olarak doğru başa çıkma becerilerinin ele alınabileceği terapilere başvurunuz. Unutmayınız ki tedavi; destek almak için adım attığınız ilk  andan itibaren başlar.

İbrahim Özcanlı
Uzman Klinik Psikolog

Yetişmeye çalışırken neleri kaçırıyoruz?

Hayatımız hep bir koşuşturmayla geçiyor. Hepimiz bir yerlere yetişmek, bir şeylere hemen başlamak ve hemen bitirmek üzere programlanmış gibi yaşıyoruz. Peki bu hız gerçekten de bize fayda mı sağlıyor? Yoksa bazı şeylerin hızlıca hayatımızdan geçip gitmesini, gözümüzden kaçmasına mı sebep oluyor? Bu durumu tıpkı şuna benzetiyorum; arabanıza bindiğinizi ve gitmek istediğiniz yere doğru yola çıktığınızı düşünün. Ormanın içinde ağaçlar ve çiçeklerle çevrelenmiş bir yolda ilerliyorsunuz. Etrafınızdaki ağaçların dallarındaki meyveler, etrafta neşe dolu kuş sesleri, camı açtığınızda içinize çekebileceğiniz hayat dolu bir nefes ve arabanın içinde hızla varmak istediği yere ulaşmaya çalışan kaygılı bir siz varsınız. Tam bu noktada en büyük kazancınız hızlı ve kaygı dolu bir yolun ardından kalan zaman mı, doğru bir hızla giderek içinde bulunduğunuz anın güzelliklerini yaşamak mı olacaktır? Her anınızı farkındalıkla yaşadığınız bir hafta olması dileğiyle…

İbrahim Özcanlı
Uzman Klinik Psikolog